Açıklama

Bilime yön veren kişiler yüzlerce yıl önce doğunun saraylarında, rasathanelerinde ve medreselerinde yetişmiş, astronomiden felsefeye, cebirden geometriye her bir dalda birbirinden kıymetli buluşlar yaparak birçok bilimin temelini atmışlardır. Bu kıymetli bilim adamlarınının kendi sınırları içersinde çalışmalar yapmalarını isteyen sultanlar birbirleri ile yarışmış, Fatih Sultan Mehmet bu sebeple Ali Kuşçu dâhil birçok bilgini İstanbul’a davet etmiştir. Bizler bu insanları ve çalışmalarının çoğunu bilmezken Avrupa Müslüman bilim adamlarının buluşlarının üzerine katkı yaparak bilime yön vermiştir. Uçuş denemelerini Wright kardeşlerden yüzyıllar önce İbn-i Firnas yapmış, Robotik bilimin temelini Cezeri, fotoğrafçılığın temelini Heysem atmıştır. Mikroptan ilk bahseden ise Akşemsettin’dir. İbn-i Sina tüm dünyada “Tıbbın Babası” olarak tanınmıştır. İşte Dahi projesi bu ve bunun gibi birçok gerçeği farklı alanlarda yaptığı çalışmalarla gençlerimize aktarmayı amaçlamaktadır. DAHİ Projesi kapsamında; Kendi yaptığı roket sistemi ile yerden 300 metre yükselen Lagari’nin uçuşuna şahit olup Hazerfenle Galata’dan Üsküdar’a kanat çırpacağız. Oktay Sinanoğlu, Aziz Sancar gibi bilim adamlarımızı tanıyıp İslam bilim tarihini aydınlatan Fuat Sezgin’i tanıyacağız… Doğunun Aklına Hakim İnsanlar ile DAHİ’likte sınırları aşan bilim insanlarını gençlerimize tanıtacak, bilime milli ve manevi katkı veren rol modeller olarak yeni buluşların bu temel üzerine inşa edilmesini sağlayacağız. Uzay, 20. yüzyılı tanımlayan ve 21. yüzyıldaki teknolojinin baş döndürücülüğüne kaynaklık eden temel etkendir. Yaşadığımız döneme adını veren bu olguya yönelik sürdürülen araştırmalar, yarışlar ve uzay teknolojileri insan hayatını kökten değiştiriyor. Uzay çağının bu döneminde, ülkemizin yarışa dahil olması ise milletçe yeni vizyoner heyecanlar, bilimsel motivasyon, macera duygusu ve yolları hediye ediyor. İnanç ve coşkuyla havacılık, uzay ve bilim festivalleri dalga dalga büyürken diğer taraftan hayatın her alanında var olan yüksek teknolojinin, yaşadığımız dönemin hatta diğer medeniyet temsilcilerinin çalışmalarının ürünü olduğu gibi düşünce kolaylığı ve yanılsaması içinde bulunuyoruz. Bunun tam tersi olduğunu görmek için ruh köklerimize doğru bir yolculuğa çıkmamız gerekiyor. Tam da burada DAHİ (Doğu’nun Aklına Hakim İnsanlar) isimli kitabımız, bu malüllükten ya da illüzyondan kurtulmanın pusulası oluyor. Bilim tarihine aynayı doğru tutan, uzay, kimya, geometri, tıp gibi tüm alanlardaki isimleri yerli yerine oturtan DAHİ, genç kuşaklarımızın dimağına doğru bilgiler ekme işlevi de görüyor. Dünyanın, bilimsel belge ve raporlarda hakkını verdiği fakat kolektif hafızaların kör noktasında bulunan bu değerli ve saygın isimleri, hayatımızın ve zihnimizin içine alma, onlarla tanışıklık kazanma ve ismen de olsa toplumsal dolaşıma sokmanın pratik bir el kitabı oluyor. DAHİ’nin hayırlı, nesillerimizin ve bilimsel ilerleyişimizin uğuru olmasını diliyorum.

M. Tevfik Göksu

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir